20061209

hayata yabancilasmak

buyumek olsa gerektir.. buyudukce farketmek, nerde yasadigini, ne yasadigini, ne sekilde var oldugunu sorgulamakla baslar hersey.. cocukken dusunmeyiz bunlari, cocukluk o yuzden guzeldir ya.. farkinda degilsindir olebileceginin, gun gelip de herseyi birakip gideceginin.. buyudukce aci bir sekilde ayar aklin icinde bulundugun duzene. yine anlamazsin belki neyin ne oldugunu ama bi yanit bulmak olur tek amacin.. hazmetmeni, kabullenmeni saglayacak bi yanita ihtiyac duyarsin delicesine.. oysa ki bu arada okullar bitirmen, is bulman, hatta soyunu devam ettirmen, uremen gibi asli, hayati ve insani gorevlerin vardir yerine getirilecek. yaparsin onlari da bi yandan belki, bir an olsa susturmayi basarirsan aklindaki sorulari.. ama ya yapamazsan.. oturur bakarsin kendine uzaktan bir film izler gibi.. ama oyuncu da yonetmen de sensin.. bilmedigin, degistiremedigin bi senaryodan oscar almayi umarsin aptal gibi.. etrafindaki herkes o kucuk heykelciklerine sarilmis gibi gelir o anda.. bi senin ellerin bostur sanki.. sonra bakarsin bir sonraki sahnede ne cekilecek.. bostur o sayfalar.. peki simdiye kadar ne yaptim diye bakarsin.. bantlar da bos gibi gelir.. kah animsarsin kah animsamazsin.. kalakalirsin oylece hayatinin orta yerinde elin kolun bagli.. umutlarina bakarsin, allahtan onlar vardir.. sonra yine inanmadigin bu oyunun icine dahil etmeye calisirsin kendini.. kimbilir belki basarirsin, basaramazsan da belki oturur bi yazi yazarsin..