20061221

yol yok

yok olmak istiyorum
su olup buharlasmak
alkol olup kana karismak
ekmek olup kirintilara bolunmek istiyorum

duman olup havada dagilmak
gun olup geceyle kaybolmak
yildiz olup sabaha sonmek
bulut olup ruzgarla savrulmak istiyorum

ates olup suyla usumek
agarip yuzumu beyaza donmek istiyorum
soguk olup gunesle yitmek
karakis olup ilkbaharda silinmek istiyorum yeryuzunden

gitmek istiyorum
yol olup yurunmek
dag olup zirvelerimi bulutlara gizlemek istiyorum
golge olup isikla silinmek
kir olup sabunla yikanmak istiyorum

cicek olup kar altinda kalmak
cimen olup ciylerle ortunmek istiyorum

uzaklasmak istiyorum
ruhumu salivermek yukseklere
aklimi kitik etmek istiyorum azicik ekmegime

yok olmak istiyorum..
yol olmak istiyorum..

yeter mi??

sesimde catlaklar var, bogazimda yer yer kuruluklar, icimde bir ozlem..
anladim ki sana dair.. gozlerim de bilinmez uzaklar, gitmeyi dusledigim, -kisa bir an da olsa-
bulabilecegimi umdugum bir huzurdu yataginda, " bir geceye raziyim" demistim.
durup dusunuce bir an "aptal" diyorum kendime "yaziyorsun hala umarsizca, unutuldun bile coktan! kalmadi senden geriye bir toz zerrecigi bile.. havaya karistin, yercekiminden hafifti kutlesel agirligin!!"
"olsun" diyor obur yanim
"unutacagim belki bir zaman sonra, umursamaz olacagim. su an hissediyorum ya yetmez mi?bir an bile olsa hissetmis olmak gecerli degil mi?"
verecek cevap bulamiyorum kendime
yeter herhalde..

20061219

guldum icimden

vitrinlere koyduk ya kendimizi
sen beni gorunce camin onunde bir kasap kedisi
ben seni karsimda bulunca
sandim kendimi bir masal prensesi
guldum bugun icimden halimize

gordum baska alicilar caminin onunde
kirmizili yildizli suslerine kanmislar
parmak izleri kalacak caminin temizliginde
silersin yarin sabah kusluk vaktinde
gormez bir sonrakiler
guldum icimden bugun dusununce..

hani inandirmaya calistik ya birbirimizi
cunku coktan kanmistik masalimiza kendimiz de
guzeldi anlatimi hikayemizin
sadeligindeydi gorkemi cumlelerimizin
sonunu merak etmekten cok okumayi sevdik ya biz
guldum bugun icimden tekrar goz gezdirince..

kimbilir kimler uyuyayacak daha bu fabllarla
ders alan yok ne aci ki olmayacak da
sen bir tilki ben bir tosbaga
her birimiz farkli masallarda
neden bir araya gelmeye calistik ki
guldum icimden gorunce caresizligimizi..

bitti sonunda bu kandirmaca
sen orada ben burada
sanma ki kalmadi izin
siradan bir gecede gorulmus hosca bir ruya
sesin ne guzeldi bak kalmis aklimda
guldum icimden baktikca cocukluguma..

20061214

nedendir bilinmez son zamanlarda fazla ve de fena halde karamsar yaziyorum.. nedenini ben de bilmiyorum.. uzun zamandir, basit bir hesapla buraya geldigimden bu yana ( yani 6 aydir) tek satir yazmadim.. bu surede acaba icimden gecenlerin tortulari siyaha mi caldi ki??

burasi benim oyuncak sandigim.. saclari yolunmus, yuzu keceli kalemlerle rastgele karalanmis bebegim de burada, en sevdigim yaris arabalarim da.. uzaktan kumandali..

bir anim bir anima uymaz zaten.. yazdiklarimdan hareketle benim acilar denizinde yuzdugum dusunulmesin.. herkes kadar icindeyim ben de bu denizin, herkes kadar islaniyorum.. hayatimin en buyuk istegini yasarken bu gunlerde, huzun eski bir dost anilarimda yasattigim..

son olarak beni taniyip da burayi okuyan herkese..

burasi cok guzel, iyi ki gelmisim :))
hepinizi seviyorum bir de..

20061213

durgun

hava durgun
yaprak kimildamiyor
penceremin perdesi buz kesmis
kendini birakip aheste salinamiyor
saclarim yanagimin yolunu unutmus
acik kalmis kitabimin sayfalari sereserpe uyuyor

aklim durgun
oncesi aklima inan gelmiyor
ne giyerdim ne yerdim ne severdim
nerdeydim ben
buraya nasil geldim
bellegim kendi tarihimi yazmiyor

kalbim durgun
nabzim sanki atmiyor
ellerim soguk
tenim usuyor
kanim uyusuk
heyecanlarim korkularim sevinclerim yuregimin yolunu unutmus
hic birsey sasirtmiyor
hersey olagan olmus
bu siradanlik beni boguyor

umudum durgun
yarinim kapimin onunde
calmadan iceri girmeyi bekliyor
hayallerim beni unutmus
yapmak istediklerim sanki ardina bakmadan benden kaciyor

uykum durgun
carsafim bile kirismiyor
yorganim ustumden kaymiyor
ruyalarim yolumu unutmus
sabahlarim bana yarim agizla gunaydin diyor

zamanim durgun
bir anim gecmek bilmiyor
akrebim yelkovanimi izlemiyor
kadranlarim rakamlari unutmus
gunum gecemden ayrilmiyor

dilim durgun
dudaklarim durgun
sesim kelimelerimi unutmus
konusmalarim sesimi unutmus
en derinim bitecek az kaldi diyor..

en sonunda hep sonunda kendine doner ya insan

dondum yolundan
tasimadi ayaklarim daha fazla
isyan etti yuregim
sapladigin hayalkirikliklarina

dondum kendime yine
hosbulduk ben
simdi yine biz

ama bir daha dondum yuzumu sana
ardimda kalisina son bir kez bakmak icin
basin one egik
sozlerin dort bi yana kacismakta
parmak ucunda

yeniden dondum yoluma
hizlandirdim adimlarimi
actim kollarimi
bekliyorum nasilsa yolun sonunda
gordum uzaktan
tanidim simami
kostum sarildim
hic itmez beni, hic reddetmez
aksine sefkatle basar bagrina

dayanamadim, dondum son kez arkama
sis basmis
uzakta bir siluet
kimdi cikartamadim..

20061212

ellerime kilit vurmuslar
anahtari icimde
sesim susturulmus
soyleceklerim bende
ayaklarimda prangalar
adimlarim yerinde
kollarimda yoklugun
agirligin uzerimde
icimde ayaz
ruzgarlari gogsumde
disimda bir dunya
esamesi yok bende..
bir an
durdu dunya adeta
nefes alisimdan baska tum sesler sustu
gozlerim sabit bir noktada hapsoldu
hava kimildamiyor
kanim damarlarimda akmiyor
kalbim atmiyor
bir an
o bir an gecmek bilmiyor
yalinim
yalnizim
icimden cikip disardan bakmaktayim
bir an
avazim ciktigi kadar bagirdim
en derin ucurumlardan yuvarlandim
denizin dibinde asirlardir bekleyen enkazdim
bir an
yildiz olup aya sirnastim
gece olup gunduzle dalastim
bulutlardan kendime yeni bir yatak yaptim
bir an
masamdaki toz zerrecigiydim
gozumden henuz akmamis bir yas idim
ta derinime batan bir diken oldum
bir an evren oldum
icimden meteorlar gecti
kuyruklu yildizlarin isiginda aydinlandi yuzum
keskin hatlarim kendini ele verdi
bir an
topragin altina indim
nemli serin yumusak
yanimdan bir solucan gecti
beni yadirgamayarak

bir an
bir anda oldu hepsi..

simdi gecti..

20061211

kedi fare oyunu

kucucuksun karsimda
an geliyor incir cekirdegini doldurmuyorsun
ariyorum tariyorum
bir neden bir anlam bulamiyorum sendeki varligima

gun oluyor dev dalgalarinla beni boguyorsun
ellerim uzanmiyor
ayaklarim tutmuyor
aklim ermez oluyor
zaman en buyuk silahin
hoyratca, esirgemeden kullaniyorsun

gun oluyor egilip bukuluyorsun karsimda
zamanin lehime isliyor
darbelerin beni iskaliyor
senden buyuk oluyorum
seni icime bu kez ben aliyorum

bu kedi fare oyununu biliyorum ki sen kazanacaksin
yenildigini gormek gibi bir sansim yok
esit sartlarda da degiliz

ama sanma ki egecegim boynumu sana
sanma ki hukmedeceksin bana
getirdigin butun acilar gecti icimden
biliyorum daha buyukleri kapimda
olmekten beter olacagim
ama dusmeyecegim tuzagina..

belden asagi vuracaksin
oklarini yine kalbime firlatacaksin
adamlarin ask maskesiyle fethedecekler kalelerimi
sonra ben dusurunce bayragimdan once maskelerini
yine kanayacagim
tas duvarlardan beter olacagim
ama usutemeyeceksin beni ayazinda..

bosa kendini kandirma hayat..
bende hukum suren sen olmayacaksin..

sen

ansizin cikip gelmelisin sen
yavas olmali adimlarin
beni karsinda bulunca
aydinlanmali yuzun
sasirmamali aksine bekliyor olmalisin
benim seni bekledigim gibi

ellerin ne istedigini bilmeli
guclu parmaklarinin arasinda guvende olmali kalbim
kararli bakislarinda erimeli yok olmali kaygilarim
sozlerin pencerelerime gunesi getirmeli
sesinin her bir tonlamasiyla degismeli mevsimlerim

cogaltmak istemeliyim seni
sana verebilecegim en degerli hediye icin acilara razi gelmeliyim
yanmaliyim alev alev
sabaha kavusmak nedir bilmemeli ruyalarim
zindanlarina hapsetmeliyim gencligimi
sen olmalisin gordugum tek gun
sen olmalisin uykuya daldigim tek gece
ben saatlerin farkina varmamaliyim

korunmaya muhtac olmalisin an be an sen de
siper olmali sana kursun gecirmez ruhum
sirtindan vurdugunda ayazlar
sicakligim savasmali onlarla sen yerine
sen vurulursan
ben dusmeliyim savas yerinde
sen yaralanirsan
ben kanamaliyim

ansizin gelmelisin sen
hayati pesinden surukleyerek
her nefes alis verisin bir omur olmali bana
omuzlarinin uzerindeki tapinagimda
sunmaliyim neyim varsa seni bana getiren tanrilara

sozlerin bilinmezlerden donus biletim olmali
kaybolmaliyim senin beni bulacagindan suphe duymayarak
yitip gitmeliyim belki bir aksam ustu
ertesi sabaha yine kollarinda uyanarak

ansizin gelmelisin sen
yasadiklarin seni bana getirmeli
aradigin cevaplari bulmalisin goz bebeklerimde
yeni sorular sordurmali sana gulusum
aklin bulanmali
ellerim karanlikta yurumene yardimci olmali

ve bir an gelmeli
beklenen
aklimi yitirircesine korktugum seyleri bekler bulmaliyim kendimi
ardinda kalan ben olmamaliyim
sensiz soludugum hava cigerlerime haram

ansizin gelmelisin sen..
lutfen..

20061210

yalnizlik

kimi zaman cinayettir yalnizlik.. giden, seni de goturduyse yaninda, geride bir enkaz kaldiysa senden.. sen kendinden gecmis gitmisken, bedenin yalnizliga mahkumdur.. ortada ne bir delil, ne bir ceset bulunmaksizin islenen bir cinayettir bu.. bakislarinin bosluguna atilmistir cinayet silahi.. bulunamaz.. boylelikle suc da kanitlanamaz.. katilini bilsen bile faili mechul olursun..

kimi zaman intihardir yalnizlik.. sen kendini de gonderdiysen gidenle birlikte.. farkettirmeden takipteysen bir hayali sevgiliyi, ermiyorsa aklin olana bitene, aldigin nefesin bile farkina varamaz hale getirdiysen kendini, canindan can kopartip attiysan kendinden fersah fersah uzaga, izlerini de kaybettiysen mahkum etmissindir kendini yalnizliga.. gozyaslarinda saklidir intihar notun..

kimi zaman yeniden hayat bulmaktir yalnizlik.. sen sana kalinca onca badireden sonra, kendini kurtarinca sonu gelmez gibi gorunen acilardan.. yasama nedenim dedigin seyin seni oldurdugunu farkettigin an kendini alip kacirinca bu esaretten.. gece yataginda yalnizliktan kivransan da aylar yillar boyu, yanindaki carsaf soguklugunu bir tenin sogukluguna tercih ettiysen, korkma zamanla alisirsin yalnizligina.. kendinde olduguna sukredince, yeniden baslarsin iki kisilik bir hayata, hayat boyu yaninda kalacak tek insanla...

yabanci

basimin uzerindeki bu bulutlar, bu gok yabanci
izlemeye alistigim ufukta batmiyor gunes nicedir
bu agaclar bu renkler yabanci
yapraklar bile bir baska dusuyor yere hazanda
bu evler bu sokaklar
her gun gordugum bu insanlar yabanci
her yeni gune uyandigim bu yatak benim degil
penceremdeki manzara uzak bir sehirden atilmis kartpostal sanki
vuruyorum kendimi yollara
ayak bastigim bu taslar yabanci
onunden gectigim icinde oldugum hersey bir baska
vitrin camlarinda yansimam
yuzunu gormesem tanimayacagim
sesler geliyor kulagima
kelimeler yabanci
kahkahalar gulusler yabanci
biri bir digerine dert yaniyor
bu aglamalar bu hickiriklar da tanidik degil
telefonum caliyor
telefonun tonu yabanci
uzaklardan bir ses geliyor
tanidik ama kim bilmiyorum
aksam cokuyor bilmedigim bu sehre
aksamlarin gelis saati bana yabanci
kendimi icinde buldugum bu karanlik da tanidik degil
saatler birbirini kovaliyor
bilmedigim bir ulkenin bilmedigim bir oyunu oynaniyor benim 24 saatimle
kurallari bana yabanci
guluyorum egleniyorum
bu keyif bana yabanci
an geliyor gozumden yaslar dokuluyor
sicakligi ayni ama tadi farkli
yanagimdaki izleri farkli
gunler geciyor
her biri digerine yabanci
ellerime bakiyorum
derimdeki cizgiler yabanci
aynaya kosuyorum
gozlerimi gormeye
onlar ayni ama ya bakislari..

korkarim artik bakislarim da yabanci..

20061209

icimdeki sarki

uzanip sessizce geceye fisildasam
nerdeyim ben soyle
baksa gozlerimin icine
yildizlarini gorse
ay utanip gozbebeklerimden cekilse
kirpiklerimde kalsa yakamozlar
sesimde hircin dalgalar patlasa
omuzlarimdan yuvarlanip suya dusse taslarim
kimbilir
belki bu gece seni anarim
kimbilir
belki bir kadehte kendimi de seni de bogarim
kimbilir
belki kanima umdugundan da cabuk karisir anilarim
bir yudum almadan yoklugun yakar bogazimi

sabah olsa ben gozumu kirpmadan
gunese sorsam
nereye gideyim
isiklari yolumu cizse
gozlerim kamassa goremesem
sicakligin gozyaslarimi geri puskurtse
genzime dolsa serinligin
kimbilir
belki seni de kendimi de daha cok severim

gokkusagina rastlasam bilinmeze yolculugumda
altindan izin almadan gecsem bulsam duslerimi
hayallerim utanmayip kosup boynuma atlasalar
anilarim yaralarini sarsa
biri bir yudum seni verse
al susuzlugunu gider diye
kimbilir
belki uzanamam sen dolu kadehe
ellerim titrer agzima gotururken
dokulursun aniden yere
dudaklarim yine col ikliminde
yuregimle birlikte kum firtinasinin tam orta yerinde
ruzgarlara fisildasam adimi
getirseler sana
animsasan
yuzunde belli belirsiz bir gulumseme
fonda ortacgil "basit" dese..

isik nerede ??

onume dus dedim
pesinden gelirim
ucsuz bucaksiz sahillere ayak basmaya yeminliyim
yeter ki izlerimiz pesisira gelsin

oysa

gozlerin ardima dustu
yuzum sana donukken hem de
hayallerin uzagimda kaldi
ellerin ellerimdeyken hem de


sen konus ben susarim dedim
dinlerim
sesinden baska bir tini duymamaya yeminliyim
yeter ki bilmedigim bir seyler anlatsin sozlerin

oysa

sustun yanimda
ben bir kelimene muhtacken hem de
konusmalarin yoklugumda kaldi
odak oldu baska baksa ilgilere

sen ayakta dur ben desteklerim dedim
kollarim yorulsa da birakmamaya yeminliyim
ayaklarim beni tasimasa da
korkma ben seni tasirim dedim

oysa

biraktin kendini ansizin yere
kollarimin uzanamadigi bir yerde hem de
icim kirildi sen yere dustugunde
kalkmaya bile calismadin gozlerimin onunde

sen bak dedim bana tarif edersin
ben gormesem de olur
senin gormedigin renklere
yer yok bellegimde

oysa

kapadin gozlerini iyice
gun isigi bile sizamadi kirpiklerinden iceriye
yalnizca siyahi anlattin bana
al dedin bu benim dunyamin tek rengi

isiga muhtactim oysa ki ben
anlamadin..

yuregimin toz alerjisi

baharin yaklasmasiyla icimde baslayan isyanin hakli gerekcesi. uzucu ve yorucu bir kisin ardindan, bahara yesillenmek isteyen kalbimin ezeli hali.. toz tutmaz benim yuregim.. alerjisi vardir. yoktur onun tozlu raflari. kaldirmaz o raflara ne bir ani ne bir sevgili.. dayanamaz cunku uzerlerinde bir parmak toz gormeye sevdiklerinin.. sevmediklerini de bir dakika barindirmaz icinde.. cikartir onlari, ugurlar hayatin kendinden uzak koselerine. kalanlarla da ilgilenir her daim.. kah dusunur, kah arar onlari.. bilir cunku emek ister birseyi yasatmak.. bu baharda silkecegim yuregimi bir kez daha.. toz tutmasin.. heyecanla parlatip, kirmizilar giydirecegim ona.. bahara yakisir temizlikte salacagim sonra dalgalara, tatli bahar ruzgarlarina.. nisan yagmurlarinda yikayacagim kirini pasini.. yeter ki mutlu olsun yuregim.. hakkidir cunku bilirim..

huzun

sizin icin ozel olarak dikilmis, her dikisi vucudunuzun kivrimlarina gore atilmis bir elbisedir huzun. ne zaman ki birilerine birseylere guvenirsiniz, ne zaman ki seffaf olmak seffaf kalmak istersiniz birinin karsisinda, guvenir atarsiniz uzerinizde sizi orten herseyi hesapsizca, hayata merhaba dediginiz o ilk andaki gibi kalir ruhunuz da bedeniniz de, o an geciriverir hayat size ozel bu elbiseyi sirtiniza. zamanla sizi sardikca sarar, nefes aldirmaz olur teninize, yureginize.. cikartmak istersiniz basaramazsiniz.. kesip atmak istersiniz, makas islemez.. onu saklamak istersiniz yeni yeni sevincler giyip, barindirmaz uzerinde ikinci bir ortu.. bir bakmissiniz kaymis o sonradan giydikleriniz uzerinizden bir bir.. renkli renkli aksesuarlarla bari susleyeyim onu dersiniz, uymaz rengi hicbirin rengine.. sonra aynaya bakarsiniz bari alisayim onun varligina diye.. goremezsiniz onu uzerinizde.. sadece caninizi acitan sert iplikli dikislerinin ve kalin kumasinin hissi kalir teninizde.. olunceye dek hissedeceginiz..

bir sehri terketmek

hayatimizin donum noktalarinda yaptigimiz seydir.. cocuklugunu, ilk askini, ilk arkadaslarini, hatta ailenin yarisini birakip sadece zihninde fotograflarla cikip gidersin gun gelir dogdugun sehirden.. canindan bir diger parcanin yasadigi baska bir sehre.. adeta yeni bir ulkedir o sehir eger cok buyukse.. kendini buyumus zannettigin, dunya ayaklarinin altina serili zannettigin o yaslarinda toylugunu alir senin.. sonra ansizin bir ruzgar cikar.. bir bakmissin savrulmussun yine bi baska sehire.. egitim alacaksindir.. ama bogar orasi seni.. yasayamazsin, nefes alamazsin.. donersin yine ikinci duragina.. istedigin odur cunku.. bu yedi tepeli sehirde nefes alabiliyorum ancak dersin.. yillar yillar kovalar, yuzune belli belirsiz cizgiler konar, gozlerinde artik farkli isiltilar, kalbimde 7 kat yabanci sevdalar, huzunler, zaferler yasar gidersin.. sonra bir gun biri gelir.. tamam dersin.. asik oldugum sehirde buldum askimi.. yasayacagim burda onunla bir omur.. ama masallardaki gibi degildir hayat.. bir bakmissin ki kaf daginin ardina kacirilmis mutluluklarin.. aynada mat bir gozbebegi gorursun.. sehrin yedi tepesi ustune cokmustur sanki.. oysa sen nice sehirleri gozden cikarmistin onlar icin.. ne oldu?? koskocaman bir hictir elinde olan.. sehir seni yormustur zaten.. sevdiginin yoklugunu sehrine siginarak gidermeye calisirsin.. ama son donemlerinde karsindaki adami taniyamadigin gibi sehrin de yabancilasmistir sana.. anlarsin ki vakit artik gitmek vaktidir.. iki buyuk askin ugruna gozden cikardigin sehirler sana artik gel demektedir.. valizini doldurursun biraz umut, biraz hayal kirikligi, icinde sevdigin adi yazili bir kalp parcasi ve bolca korkuyla, yol alacagin gunu beklersin.. yeni asklara yelken aciyorum dersin, tanimadigin bir vucutla sevisirken kesfetmek nasil zevkliyse oyle olacak yollarinda yurumek dersin.. bir yanin inanir, bir yanin umursamaz.. ama rotan coktan degismistir.. biliyorsun ki kalsan bile artik ne bu sehir senin, ne de sen artik sehrinsindir..

gunes acacak yeniden

hani bulutlu, caktirmadan kuvvetle esen serin ruzgarli havalar vardir teninizi usuten, icinizi urperten.. oyle anlarda bir huzursuzluk kaplar icinizi.. simsiyah bulutlardan degil gozlerinizden yagdi yagacaktir yagmur.. ve belki farkina bile varmadan duser ilk damla yanaginiza kirpiklerinizden.. bir yerde olmak istersiniz guvenli, sicak, huzur bulabileceginiz.. kim istemez ki.. kurtulmak istersiniz icinizi kaplayan huzursuzluktan.. biri gunesi getirsin istersiniz.. ama olmaz.. olmayacaktir da.. yagacaktir o yagmur.. aklinizdan gecer, bir evin kapisini calsam da onlara misafir olsam.. o huzuru orda bulabilir miyim?? bulursunuz elbet.. buyuk ihtimalle caldiginiz kapi acilacak ve iceri buyur edileceksinizdir.. ancak unutmayin ki, o kapidan girdiginiz anda o ev halkinin hayatina da gireceksiniz.. ya da diger bir secenek islanmayi goze alip evinize ulasmaya calismaktir.. gercekten siz oldugunuz yere.. kapiyi sizin acabileceginiz bir yere.. islanmaktan korkmamali insan.. alir goturur bazen yagmurlar icinizde biriken kiri pasi.. en cok kendine ulastiginda mutludur insan.. ben simdi gidecegim umarim gurul gurul yagmurlarda icimi yikamaya.. sen de korkma islanmaktan.. gunes acacak yeniden nasil olsa..

savrulmak

itici bir kuvvet yuzunden oradan oraya surekli hareket etmek.. duygularimiz gibi.. hayallerimiz gibi.. hayatlarimiz gibi.. en acisi da ne zaman savrulacagimizi bilememek.. bazen oyle guclu firtinalar geciyor ki basimizdan, gucune ragmen bizi yerimizden kimildatamiyor.. ama bazen de en guclu kokleri saldigimiza inandigimiz anlarda, bir pazar aksamustu mesela, hafifce bir esinti tepetaklak ediyor herseyi.. bazen basimizin uzerinde tutmaya cabaladigimiz en saglam catilar yerle bir oluyor, kalin tuglali duvarlarimiz yikiliveriyor.. bazen de bir cadir oluyor bizi kum firtinalarindan kurtaran. ama en guzeli de ne biliyor musunuz? savrulanlar birbirleriyle rastlasiyor.. insan tek basina olmadigini anliyor.. birlikte yeni kaleler yapmaya basliyorlar.. kumdan bile olsa..

hayata yabancilasmak

buyumek olsa gerektir.. buyudukce farketmek, nerde yasadigini, ne yasadigini, ne sekilde var oldugunu sorgulamakla baslar hersey.. cocukken dusunmeyiz bunlari, cocukluk o yuzden guzeldir ya.. farkinda degilsindir olebileceginin, gun gelip de herseyi birakip gideceginin.. buyudukce aci bir sekilde ayar aklin icinde bulundugun duzene. yine anlamazsin belki neyin ne oldugunu ama bi yanit bulmak olur tek amacin.. hazmetmeni, kabullenmeni saglayacak bi yanita ihtiyac duyarsin delicesine.. oysa ki bu arada okullar bitirmen, is bulman, hatta soyunu devam ettirmen, uremen gibi asli, hayati ve insani gorevlerin vardir yerine getirilecek. yaparsin onlari da bi yandan belki, bir an olsa susturmayi basarirsan aklindaki sorulari.. ama ya yapamazsan.. oturur bakarsin kendine uzaktan bir film izler gibi.. ama oyuncu da yonetmen de sensin.. bilmedigin, degistiremedigin bi senaryodan oscar almayi umarsin aptal gibi.. etrafindaki herkes o kucuk heykelciklerine sarilmis gibi gelir o anda.. bi senin ellerin bostur sanki.. sonra bakarsin bir sonraki sahnede ne cekilecek.. bostur o sayfalar.. peki simdiye kadar ne yaptim diye bakarsin.. bantlar da bos gibi gelir.. kah animsarsin kah animsamazsin.. kalakalirsin oylece hayatinin orta yerinde elin kolun bagli.. umutlarina bakarsin, allahtan onlar vardir.. sonra yine inanmadigin bu oyunun icine dahil etmeye calisirsin kendini.. kimbilir belki basarirsin, basaramazsan da belki oturur bi yazi yazarsin..

yaslanmayi kabullenmek uzerine

depremler oluyor icimde
en derinim alev puskuruyor aldigim her darbeye
tenimde fay hatlari kiriliyor yillar gectikce
adina kirisiklik diyorlar..

sordum sadece

bembeyaz sayfalara dokulmek
arindirir mi beni
uzanip umarsizca gozler onune serilmek
temizler mi beni
yazmak ellerim kopuncaya dek
bastirir mi isyanimi
kirmak aynalari bin parcaya
cogaltir mi benligimi
silmek makyajimi
guzellestirir mi beni
yikanmak
geri getirir mi aromami
vurmak kirmak azaltir mi nefretimi
aglamak
bosaltir mi icimi
dort islem
aciklar mi bana bu hayatin matematigini
carpanlarima bolunsem
kalir mi benden birsey geri?

sanmiyorum..

dark blue in red

alevi henuz sonmus bir kor nasil dokunulmazsa
oyleyim ben de
yakici
degdigi anda avuclarina firlatilip atilasi
ama isinmak icin muhtac olunasi
gormek icin isiklarina yalvarilasi
etrafi aydinlandikca kendi karanliga gomulesi

kisacasi uzaktan bakilasi..

dark blue

bir ruzgar ciksa
savursa lanetimi benden uzaga
azicik nefes alsam hoslugunda
bir hortum ciksa
dagitsa basimin ustundeki kara bulutlari
kurusa topragim
curumese ciceklerim otlarim

azicik gunes acsa gozlerime
azicik gun dogsa kirpiklerime
isinsa yanaklarim kurusa yaslarim
kaybolsa nemli yollarim
azicik ay ortse uzerimi
uyusam
teslim olsam renkli duslere
siyah beyaz dunyadan ayrilip
bir kac saniyelegine de olsa
bulussam uzagimdakilerle
sokagima gitsem bebegimi bulsam kapimizin onunde yine
azicik rahat birakilsam ben
cekistirilmesem sundurulmesem
surundurulmesem
azicik uykuya daldigimda durtulmesem
azicik uzandigimda yerlere dusmesem azicik inandigimda utanmasam
azicik kaygilandigimda usumesem
birazcik yasasam ben
bu kadar dusunmesem
sevdiklerimin pesine dusmesem
bulutlardan yeryuzune hizlica inmesem

ne olur ki ??

bugune

tarihlerin onemi yok.. tarihin yaninda.. gunlerin anlami yok, getirdiklerinin disinda.. akip giden zamanin hukmu yok, benden aldiklarindan baska..
uzulmuyorum artik rakamlara.. darilmiyorum gecen yil bu zamanlara.. dunya gunes etrafinda donmeye devam edecek.. ben de dunyanin icinde donmeye..

guzel bir gun bugun.. gunesli londra.. daha ne isterim..

deniz kenarindaki kucuk kiza

sayfalarim birer birer kopuyor benden
cildim eskimis yazilarim silinmis
kenar bosluklarimda ufak tefek notlar
anlayamadigim artik
belli ki bir zamanlar benim icin onemli imis
kimbilir belki senin icin de..
guluyorum yuzumde buruk bir ifade
nerelerdeyim??
bakiyorum kendime
ufuk cizgisinde gorunmuyorum
kulaklarim duymuyor ayak seslerimi nicedir
kendimde de degilim oysa ki
kaybolduguma emin olacagim neredeyse
halbuki tanidik bu yollar
bin kere gecmis olmaliyim
gokkusagini izleyip iki yani agacli bir yoldan gidiliyor kus sesleri esliginde
sonrasi bir duzluk
agaclar fisildiyor bir seyler ama anlamiyorsun
kulaklarina baska seslerin uguldamasi hakim
kalbin deli gibi atiyor
e oraya kadar kosmus yorulmussun
duzluk bir anlamsiz geliyor oysa ki
kabullenmek istemesen de
az ileride bir patika
gideyim diyorsun elinden tutuyorsun
ellerin bos ellerin soguk
yagmur basliyor az ileride
ciseliyor gozlerinden tek tuk
yolun sonu gelmek bilmiyor
aksam cokuyor yuregine
kuslar coktan susmus, agaclar suclu suclu bakiyor biraz da mahcup
hava soguyor usuyorsun
atesin sonmus coktan icinde
kalbin durmus yeni farkediyorsun
sen nefesini tutmussun
ve iste korkulan oluyor
yapayalniz buluyorsun kendini kuytu koselerde

sonrasi??

biri gecsin diye beklemek
her onune gelene "kendime nasil geri gidebilecegimi soyler misiniz lutfen?" diye yol sormalar
iyice kayboluyorsun..

oyun bu kucugum..

bir zamanlar bir sahilde cakiltaslarinin uzerinde oynadigindan cok farkli
gulumseyip hatta utanip yuzunu ellerinle kapadigin zamanlarindan cok uzak
daha cetrefil
dustugun zaman kaldirildigin anlari umursamiyor bu yeni zamanlar
dizlerin kanayinca cani aciyan biri yok etrafinda artik

oyun bu kucugum

kurallarini ogretemedim ben sana
ozur dilerim
ama yenilirsek birlikte yenilecegiz
sen oyun disi kaldiginda
ben oynamaya devam etmeyecegim

soz..

heryerdeyim hicbiryerdeyim

karanlik cokuyor yine sehrime
isiklarim uzaktan goruluyor mu bilmem
sularim cekiliyor sahillerimden
yakamozum dalgalarimla bulusuyor
icimde minik bir balik var gucuyle siginacak yer ariyor
sularim karanliga iyice gomulmeden
kumlarimin ustunde ayak izleri
dalgalarim onlari silmeye yetmiyor simdilik
bir cocuk son kalesini yapiyor annesi cagirmadan eve
yapraklarim dallarimda hisirdiyor hafif aksam esintisiyle
oyle huzurlu oylesine yorgun
ben gibi
dustu dusecek mevsim geregi
hazana teslim olacak
benim huzne oldugum gibi
dallarimda dilek bezleri
kirmizi beyaz mavi
yildizlar basimin ustunde yerlerini aliyor
her biri kendine bir renk seciyor
onlarin da dilekleri var belki
onlar da dusen her yaprakla bir dilek tutmak icin dunyaya bakiyor
ya da enginlerimde gezinen her bir tekne ile
yelkenime ruzgar doluyor
icim urperiyor
sularim ayaklarima vurdu
islandim usudum
sana baktim
yoksun
izlerin duruyor
camlarin kapali perdelerin ortulu
burada oldugumu bilsen acardin onlari
biliyorum
anlatma
ama sen yoksun
icimde aksam yuzumde alacakaranlik
minik baligim yakamozumun isiklariyla dansediyor
birazdan katilacagim onlara
basimin ustunden yildizlar bana bakiyor
uzakta olmanin ne demek oldugunu biliyoruz dercesine
bilmiyorlar..
karanlik coktu sehrime
uyudu icimde yasayan herkes
ben uyumuyorum
cocuk evine gitti
dalgalarim kumdan kalesini yikti ayak izlerini sildi..
geceyim artik ben..
sabaha vurur muyum bilmem
yildizlarimi sondurup benim de uyumaya ihtiyacim var
ama
olmuyor!
sen yoksun
izlerin duruyor..

bir an olsun aldansam ne cikar

yagdi cok istedigin yagmur,
her bir damla yankilaniyor beynimde..
her biri baska birsey soyler gibi..
bastiriyorlar icimin sesini..
ama dinlemiyorum ben onlari.. seni dinlemek ihtiyacindayim..
soguk bir avrupa filminin ayrilik sahnesinde calan fon muzigi gibi, duymazliktan gelmekteyim.. tipki bu ayriligi gormezden geldigim gibi..
tipki gercekleri yadsidigim gibi..
olmazi olur kilmaya muptela bu benligim
gercegi dusten ayiramamaya
umarsizligim bu basima bela..
kalbimi isitiyor sozleri simdi,
yakiyor canimi duydugum her tatli soz
yaralarimin kabuklari yumusadikca daha bir tedirgin oluyorum..
sanki ciplak kaliyormusum gibi ilk defa onunde..
icimi goreceksin saniyorum..
kimbilir goruyorsun belki de..
oysa ki oyun oynama yasim gecti benim..
kaldirdim tahta sandigima tum oyuncaklarimi
bebegimin kolunu nerede dusurdum hatirlamiyorum
kirik simdi en sevdigim tahta ucagimin kanatlari
oyun yasimi gectim ben hey cocuk..
uydurma beni kendine.. yanarim.. yaralanirim..
dizlerimin acimasina aliskinim ama ruhuma anlatmak zor olur
tekrar tekrar dusecegimi
izler tasiyorum birer hatira onlarin hepsi ogrendiklerimden guya..
bir arpa boyu yol gitmisim gide gide..
soyleme ama bunu sen bana
vurma yuzume..acitma yuregimi..
sunma bana askini hevesle..
alir gidersin sonra uzaklara..
bakakalirim ardindan..
acma kalbini bana oyle umarsizca..
kapatirsin sonra..
yaz gunu karda kista kapida kalirim
usurum cocuk ben.. isitmaya calisma beni..
isinirken sizlar dort bir yanim..
birak belki de sogugun tatli sicakliginda gecmeliyim kendimden..
huzurlu bir uykuya dalmaliyim oyle derinden..
unutmak icin olani biteni.. kapatmaliyim gozlerimi her gun gun dogarken..
sevdirme kendini bana cocuk..
korkarim ben sevgimden..

kirmizi kelimelere

kirmizi diyorsun bana
ellerine bak
kirmizi degil mi onlar?
kalbimden boyanmis olmali
kirmiziyim evet
ustum basim icim disim her yanim kirmizi
kanadim cunku cok
kabuk tutmuyor yaralarim
ben yapiyorum bunu, unutturmuyorum tenime
hatirlasin istemiyorum bir zamanlar ne kadar safti
issiz kumsallar gibi
bin yil oldu bu yollarda yorulali
bin damla yas
belki bin kahkaha
onbinlerce vaat
tutamadim sozlerimi kimi zaman
uzulmedim de
kizgin gunesimle susuz biraktim kimilerini
hala surunuyorlar collerimde
unutmak nedir bilmem ben
sanma ki unuttum oncekileri
elimde bir silgi zaman siliyorum kendimi yeryuzunden
icimde sakli herseyle
'ne diyorsam o' dedim bir gun sana
arama soyledigimden otesini
bakma isiklarima ciplak gozlerinle
serilme altima ciplak teninle
yakabilirim canini
raziyim diyorsan vazgecirmem seni yolundan
al beni doy kirmiziya
gir dehlizlerime
nefessiz kal orda
hatta belki kaybol
sabah isigi karanligimda bulsun seni
gozlerini acama
bogazin kurumus olsun saraptan
susa
sevkatli ellerimle tutup firtinama katayim seni
savrul un ufak ol parcalan yamaclarimda
topla sonra kendini
yoktan var olmanin guveniyle
ilerle ufka
ardinda birak beni
icinde gotur uzaklara

kirmizi diyorsun bana
agladiginda aynaya bak ne renk gozlerin
ickine bak
gunesin en savunmasiz, en ciliz anlarina bak
atesin en kor haline bak
gunahlarina bak
gunahkarligima kan..
al beni doy kirmiziya..

clues for you

kahretsin ki boyleyim
farzet ki oldu bir sey
icimde bir yer ciz etti ya
kanatirim kendimi kimseye gerek yok
deserim icimi ben icim acidiysa
bilirim ki yolunda gitmeyen birseyler var
igneden yataklara yatirmisim yuregimi yine pamuklara sarmak yerine
baktim kanim durmuyor
sokerim ben kalbimi yerinden
sokarim cebime ya da tutarim elimde
gorsunler
saklamadim ki hic icimdeyken bile
kanim sizar parmaklarimin arasindan bulasir belki ustune
utanmam ben
baktim ki sen solduruyorsun beni gunden gune
olduruyorsun
giderim ben son gucumle senden uzaga
gorme yere dustugumu sen bir daha kalkmamacasina

hala anlamadin mi??

ben yakar yikarim kendimi kimseye birakmam
sanma ki sen beni uzdun
ne canimi yaktin ne de beni yikabildin
bicme kendine paye
failim benim
katil ruhluyum ben
baska sevdalara konsaydi yuregim
ilk ates eden yine ben olurdum

hala anlamadin mi??

oynamak mumkun degil benimle
uzerime saldigin acilar gecer gider icimden
barindirmam ben onlari
seni barindirmadigim gibi kalbimde

hala anlamadin mi??

kalem dusmez benim
kendi elimle atese veririm onu ben
ya da sectigim komutana teslim ederim yine kendi ellerimle
ama o da yakmak yakmak isterse
bu duzen boyle surup gider

hala anlamadin mi?

bakmam ben gozyasina
kendi gozlerim irmak olup cagladiginda
arinirim ben o gurul gurul akan suda

hala anlamadin mi?

senin hesaplarindan arda kalan ben olmam
formullerin bana uymaz
senin bildigin rakamlar benim degerimi tasimaz

hala anlamadin mi?

about me

suslu kelimelerim yok benim
duymayi bekliyorsan nafile
kendimi de susleyemedim ben
biraz allik rimel bir ruj
bundan ibaret makyajim
icimdedir benim butun karmasam
satafatli degildir o da ne yazik ki
ama anlamasi zor iste
duz bir labirent
cizgileri olmayan bir desen
renkleri olmayan bir gokkusagi
dustun kayboldun degil mi icimde
korkma senden az ilerde dusmekteyim ben de
direnmezsen yetisirsin bana
birak kendini ruzgarima..

confessions

imkansizi istedim ki hep
basaramayinca bahanem olsun
kendimden uzagi dusledim ki
hayallerime uzanip dokunamayayim
yerimden kimildamadigim anlasilmasin
seni kovaladim ki hep
kendime yakalanmayayim
seni aradim ki hep
kendimi nerde biraktim unutayim
yuzume bakamayacagim belli olmasin
faturalarim yuksek benim
kendime kestiklerim
uzaklara kactim ki
sen beni tutup geri cevireme
bunu istemedigin ortaya cikmasin
simdi disari cikacagim
yagmurun altinda bir sigara yakacagim
derin derin icime cekecegim ki
nefes alamadigim anlasilmasin..

sorarim

ask mi lazim hepimize
mutlu edebilmek icin kendimizi
illa ki biri mi lazim etrafimizda
guzel sozler mi duymak gerek mutlaka
inanmiyor muyuz yoksa aynalara?
sevilmeye layik oldugumuzu bilmek icin
illa ki baskalari mi sevmeli bizi?
neden bu kosusturma?
neden bu ikiyuzluluk?
sevgi adi altinda nedir bu talan?
asik misin bana sen simdi? guldurme beni..
seviyor musun cok? neyimi??
ne biliyorsun hakkimda?
sorarim gordun mu en yalin halimi?
peki kendim-den gectigim hallerimi??
or-da bur-da biraktigim duslerimi
biliyor musun nereden gelip nereye gittigimi?
biliyorum deme nolur yalan soyleme bana..
hepimiz icimizde baska bir seylerin hesaplasmasinda
kimi sayilara takik kimi simalara kimi anilarina
ne anladin ki sen benden,
bunca matematigin arasinda??

kal desem de git lutfen

bunyenin ne denli acikli bir hale getirildiginin en acik gostergesidir bu cumle.. kendine yabancilasmanin bir surectan ote bir hayat bicimi oldugunun ifadesidir. yasanan her ne ise sizi ortadan ikiye boldugunun disa vurumudur.. kal desem de git lutfen! git ki ben artik seni degil kendimi aramaya baslayayim.. sen git lutfen ki ben kendimi bulup teselli edeyim.. sen git lutfen ki ben artik kendi derdime yanayim.. sen git lutfen ki gozyaslarim iyice aksin gozlerimden, kelimeler alabildigince hesapsiz ciksin agzimdan, sesimi son raddesinde bagirirken duyayim, sen git ki acim beni oldursun ve ben yeniden dogayim.. artik git lutfen.. git ki sensiz yasamak nasil olacakmis ogreneyim.. git ki korkularim beni ele gecirsin, kiyisinda gezip asagi dusmekten korktugum ucurmlardan yuvarlanayim.. git lutfen ki parcalanan ruhum yerine bedenim olsun.. canimi acitan bu kez de ben olayim.. kal diyebilirim tum bunlari yasamaya korktugum icin.. ama kal desem de git lutfen ki ben tekrar kendim icin nefes almaya baslayayim..

senden gittigimden beri

bir haller oldu bana.. once yavas yavas vucuduma yayildi soguklugun. ellerim buz kesti once.. sana dogru uzatmaya calistikca acidilar.. seni tutmaya cabaladikca parmaklarim birer birer kirilip koptular.. sonra canim acimaya basladi.. sandim ki isiniyor yeniden vucudum.. ama yanilmisim.. yuzumu bicak gibi kesen nefesin degil sozlerinmis.. sonra yere baktim.. yerde kan birikmis.. kalbim kanamis, ayaklariminin altina, ayaklarinin altina serilen yakut bir gole donmus. kactim, gozum arkada kalarak. kolumdan tutup cevirecegini umarak. ama gelmedi arkamdan ayak sesi, gelmedi arkamdan pismanliginin sesi.. senden gittigimden beri, ben bende de diilim.. ama huzurumun beni bir gun bana getirecegini biliyorum.. ve donmemecesine o yolu takip ediyorum.. ardimda kirmizi damlalar birakarak.. onlar da kurur zamanla.. ben gozden kaybolunca yolun sonunda, iz bulamazsin artik o yolda.. icine bak.. orda olacak derin bir yara..

ya herseyim ya hicim

hayatla senkronize olamamanin en yalin anlatimi.. ya herseyim ya hicim.. an geliyor birilerinin herseyi oluveriyorsunuz.. annenizin cani evladi, en yakin arkadasinizin sirdasi, sevgilinizin ruhikizi.. surekli birileri anlam yukleme telasina giriyor size dogdugunuz gunden bu yana.. bazilarini umursuyorsunuz bazilarini gulumseyerek kabul edip oldugu yerde oylece birakiyorsunuz.. ama herseyi olduklariniz oyle mi? onlardan vazgecemiyorsunuz.. verilen buyuk buyuk sozler, edilen buyuk buyuk vaadler, yeminler.. bir bakmissiniz birilerinin yasama sebebi olmussunuz, damarda akan kani olmussunuz, aldigi nefes olmussunuz.. ne senden oncesi ne senden sonrasi, yalnizca sen varsin diyor birgun biri cikip.. zannediyorsunuz ki onun bugunu olmussunuz..peki ya sonra?sonra bir bakiyorsunuz gidiveriyor o insanlar ya da kendilerini gondertiyorlar.. nooldu simdi, nesiniz siz? hicbirsey! nerde o sozler? hicbiryerde.. yasayamazdi hani bensiz? yasiyor.. nefesiydim ben onun? artik diilsin! ya herseysin ya hicsin! ortasi yok bunun diyorlar.. alistir sen de kendini.. hersey oldugunda simarma ki hicbirsey oldugunda fazla uzulmeyesin.. yasiyorsun iste ondan sonra sanki hic o sozleri duymamissin gibi. sanki o hic varolmamis gibi. sanki "hersey" bir ruyaymis gibi.. "hicbirsey" hissedemiyorsun.. kirginliktan baska.. bekliyorsun siradakini.. birileri yine gelip seni hersey yapacak, sonra yine hicbirsey olacaksin.. boyle surup gidecek bu.. ya da sen henuz herseyken buralardan gideceksin..